22/8/2007 · Kategori: yazilar
kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi.
Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı.
Hemen bir not yazdı, yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı.
Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu. Aksam eve giderken, kazandığı paranın bir parçasını her zaman köşe basında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.
Fakir adam öyle ama öyle minnettar oldu ki. İki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti. Karnını ilk defa doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak tuttu. Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titresen köpek yavrusunu görünce, kucağına alıverdi.
Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu. Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle
bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı.
Anneler, babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden kurtardılar. Bütün bunların hepsi, beş kuruşluk
bile maliyeti olmayan bir tebessümün sonucuydu.
22/8/2007 · Kategori: yazilar
1.65 boylarında,
iri yeşil gözlü (mümkünse mevsimsel olarak güneşe göre rengi değişebilsin)
minik çene, bıdık burun,
öpülesi, kendinden pembe dudaklar minik bir ağız.
ince bir boyun,
saçlar uzun beline doğru şöyle, esmer
yarım washinton portakalı büyüklüğünde (avuçtan taşmayacak...) gögüsler. (80 - 85 ayarında yani)
gergin bir göbek (şöyle dokunduğunda irkilmesini izleyebilecen...)
bel bölgesindeki kemikleri belli olmasın hafif basenler şöyle (hatun dediğin ele gelecek...)
hafiften iri kalçalar (basenlerle uyum içinde olacak, kalp şekli yakalanabilirse enfes olur)
düzgün bacaklar (kemikleri belli olmayacak)
ince ayak bilekleri
37 yada 38 numara ayaklar
bakımlı parmaklar, pembe topuklar
fiziksel olarak böyle bişey benim düşündüğüm.
gelelim huyuna suyuna,
1 kere eğitimli olmalı, mesela kütüphanecilik, işletme, iktisat, dietisyen mesela
2 benden az kazanmalı (uçurum olmadan, misal ben 1milyar kazanıyorsam oda 700m olsun)
3 aşret bir kız olsun, oturmayı kalkmayı, büyüklerine hürmet etmeyi bilsin.
4 herşeye peki demesin ama orta noktada buluşmayıda bilsin
5 deli gibi aşık olsun bana etrafdaki daha iyi alternatiflerle bana boynuz takmayacak kadar sevsin beni
6 anne vasıflarına sahip olsun şevkat göstermeyi bilsin (kendi isteyince anne olucak, ısrar etmeyecez...)
7 acımızdan ölmeyecek kadar yemek pişirmeyi bilsin yeter (misal yumurta, pilav, makarna)
9 hanım hanımcık giyinsin. (öyle g-string, göbeği açık gömlek tişört olayı bize ters)
10 dinlemeyi bilsin aynı zamanda kendini dinlettirsin benimle ağlasın benimle gülsün.
11 damak zevkimiz birbirine yakın olsun. yemeğe çıktığımızda birimiz aç kalmasın
12 yapmacık/yalancı olmasın, sevdiğine sevdim, sevmediğine sevmedim diyebilsin.
13 arkadaşlarımı sevsin, arkadaşlarımın kız arkadaş/eşlerini sevsin, sevmesede katlanabilsin.
14 ailesi çok zengin olmasın ama bize muhtaç durumda da olmasınlar.
15 ailesi çocuk sever olsun torunları üstlerine atıp tatile gidebilelim.
16 beni çevremdeki hatunlardan kıskansın, zaman zaman bu yüzden bana trip yapsın.
17 eski erkek arkadaşlarının büyük bir kısmı ölmüş olsun. ölmemişler evli ve çocuklu olsun görüşmeyelim.
18 kitap okusun, banada döve döve okutsun. entellektüel birikimi olsun ama entel olmasın.
işte böyle bişiy...
gelen mesajlar üzerine benim eklemeyi unuttuklarım :
19 öyle kulağına göbeğine metal şeyler takmasın
20 hiç bi yerinde dövme olmasın
21 metal müzik dinlemesin
22 evde eğlenmeyi tercih etsin ama dışarda da eğlenmeyi bilsin
23 cebinde faturalı hat kullansın, ayrıntılı faturası bana gelsin ben ödeyeyim.
24 yoga, solaryum, fitness gibi abu işlerle uğraşmasın ama kuaföre gitsin, güzellik salonuna gitsin.
10/8/2007 · Kategori: yazilar

10/8/2007 · Kategori: yazilar

Pelin Karahan (23 yaşında): Kendisinin çok bakımlı bir genç kız olmasına rağmen canlandırdığı Aslı karakterinin erkek gibi bir kız olduğunu belirten Karahan, "Dizide ergenliği atlatmaya çalışan ve Deniz’e büyük bir aşkla bağlanan Aslı’yı canlandırıyorum. Ben genç kızlık yıllarımda birini beğendiğimde direk söylerdim ama Aslı söyleyemiyor. Aslı gerçekten ilginç bir karakter, onu canlandırmak benim için farklı bir deneyim olacak " 7 eylul 1984 de Ankara'da doğan Pelin ortaokula kadar İzmir Ödemiş'te daha sonra Ankara Sokullu Mehmet Paşa Lisesinde eğitimine devam etti. Eskişehir'de turizm otelcilik okuduktan sonra reklam çekimleriyle kendisini tanıdık. Annesinin giyim tasarım işiyle uğraşmasından olsa gerek iyi giyinirmiş.
7/8/2007 · Kategori: yazilar

Kavak Yelleri Dizisi'nin genç ve güzel oyuncusu Pelin Karahan meslek hayatından aşk hayatına; lise yıllarından üniversite dönemi ve oyuncluğa başlangıç dönemine kadar kendine ait ve bilinmeyen özelliklerini ilk kez bu röportajda açıklıyor. Oyuncuya ait merak ettiğiniz hemen herşeyi bu çok özel röportajda bulacaksınız.
- Bize dizideki Aslı'yı anlatarak başlar mısın?
Pelin Karahan: Aslı 17 yaşında.Kasabada büyümüş üniversite sınavına hazırlanan bir genç kız .Ailesinin maddi sorunları var.Sınavı kazanmak zorunda ki hayatını garantiye alsın.Lise sonda okuyor Aslı, ama çalışmak zorunda da kalacak.Çünkü annesine ve ailesine destek olmaya çalışıyor. Babasına çok düşkün ve babası onun gözünde bir kahraman.Aslı nın Efe ve Deniz isminde çocukluk arkadaşları var.Çok iyi arkadaşlar ama Aslı bir yandan da genç bir kız tabii.Yavaş yavaş Deniz'e bir aşk beslemeye başlıyor.Ama bunu bazı durumlarda bastırmak zorunda kalıyor. İlk kez aşkı tatmış oluyor ve yeni bir kız geliyor, ona karşı kıskançlıkları doğuruyor. Aslı çok inatçı ve sert görünümlü bir kız. Kız gibi değil aslında biraz erkek gibi.
- Aslı maddi zorluklara rağmen okuyor.Hiç böyle bir süreç yaşadın mı ?
Pelin Karahan: Orta dereceli bir ailenin çocuğuyum. Zaman zaman sıkıntılarımız oldu ama atlatıyorsunuz. Ailenin birbirine kenetlenmesiyle ilgili.
- Aslı ile Pelin'in örtüşen ve örtüşmeyen yanlarını senden öğrenebilir miyiz?
Pelin Karahan: Ben tamamen içimden geldiği gibi canlandırıyorum Aslı'yı. Eğer ortak bir özelliğimiz varsa kameraya yansıyor.Bende çok inatçı ve kıskancımdır.Bazı şeyler örtüşmüyor mesela. O zamanlar da 'Ben olsam ne yapardım?' diyorum ve Aslı'nın hal ve tavırları çıkıyor ortaya. Aslı Deniz'e olan aşkını söyleyemiyor.Ben olsam söylerdim.Benim daha yumuşak yanlarım var, Aslı çok sert bir kız ama onu oynamak çok keyifli.
- Aslı'nın aile sorunları var.. Pelin de onun gibi aile sorunları yaşadı mı?
Pelin Karahan: Çok girmeyeyim o konuya ama tek sıkıntım annem ve babamın ayrı olması. O da günümüzde sorun olmaktan cıkıyor. Annem beni çok güzel yetiştirdi.O konuda psikolojisi bozuk bir çocuk olarak büyümedim. Annemin ikinci evliliğinden de bir kardeşim var.
- Senin de hayatının herhangi bir dönemimde başında kavak yelleri esti mi ?
Pelin Karahan: Tam o yaşlardayken geçti.Ben şimdi 23 yaşındayım.Aslı 17 yaşında, altı yıl öncesine bakıyorum, ne kavak yelleri esmiş... Ama çocukluktan çıkıp iş hayatına girince para kazanmaya başlayınca duruluyorsunuz ve daha mantıklı düşünmeye başlıyorsunuz.
- Kavak Yelleri sende eserken neler yaşadın?
Pelin Karahan: Çok başına buyruk bir genç değildim.O zamanlar mantıklı gördüğüm şeyler şimdi bana çok çocukça geliyor.Evden ayrılıp üniversiteye gittim.Şimdi olsa yapmazdım.17 yaşında aileden ayrılmak bir genç kız için hiç de kolay değil.Ama iyi ki de yapmışım, hiç pişman değilim.
- Dört reklam filmini saymazsak bu ilk ciddi oyunculuk denemen.Olay nasıl gelişti nasıl fark edilip keşfedildin?
Pelin Karahan: Ankara'dan İstanbul'a geldim okuldan sonra. Üniversitede okurken yazları staj yaptım otellerde ama o işin bana göre olmadığına karar verdim.Bodrum'da, Ankara'da çalıştım.
- İstanbul'a gelince ne oldu?
Pelin Karahan: İnteraktif reklam hizmeti veren bir şirkette müşteri ve halkla ilişkilere baktım. O sırada, 'Ajansa yazdıralım seni' dediler.
- Kim dedi?
Pelin Karahan: Ben istiyordum zaten. İstanbul'da geçinmek kolay değil. Ek gelir olurdu.Yüzümün uygun olduğunu söylediler.Bir şekilde ajansa kaydoldum ve yolun başındayken önüm çok açıktı.
İki ayda dört reklam filmi çektik.Ajans yoluyla bana kast haberi geldi.Görüşmelere gittim, iki üç kez görüştük. Anlaştık.
- Kaç kişinin arasından seçildin?
Pelin Karahan: Çok kalabalıktı.
- Bugüne kadar herhangi bir oyunculuk eğitimi aldınmı?
Pelin Karahan: Benim hiçbir oyunculuk eğitimim yok. Diksiyon dersi bile almışlığım yok. Ama bu reklam çekimleri başlayınca ' bu işten keyif aldığıma ve bu işten para kazandığıma göre, bunun eğitimini almam gerek' diye düşündüm. Aslında sadece doğallıktan başlayan birşey bu.Eğitim almadığım için doğal olduğumu söylediler.Birtakım akademiler var bir yıllık, altı aylık.Bunlar iyi tiyatrocuların kurduğu akademiler. Onları araştırdığım zaman bu dizi çıktı karşıma.Çok iyi oyuncular, çok iyi bir kanal, çok iyi bir ekip...
- Yönetmenle ne konustun sete gittiğinde?
Pelin Karahan: 'Her zaman doğal oyna' dedi. Bende içimden geldiği gibi oynadım.Bizim ekibimiz çok güler yüzlü,rahat ediyorsunuz. İçimden gelenm her duyguyu rahat rahat oynadım.Ben işin eğlencesindeydim belki, ama bu iş benim içimdeki yeteneği fark etmemi sağladı.Çünkü çok iyi bir proje, çok iyi bir kanal.Beni de seçtiklerine göre , bir şey var demek ki.
- Yıllardan beri magazin dünyasını çok yakından takip ediyormuşsun...
Pelin Karahan: Magazini takip ettim ama hiçbir zaman o kadar yakıdna değildi.Demet Akalın'ın kiminle evlendiğini ya da Bülen Ersoy'un hangi yarışmada jüri olduğunu bilirim, çünkü heryerde var. Haberde şov programında.
- 'Oyuncu olsam, şunun gibi yükselsem' diye düşlerin oldu mu?
Pelin Karahan: Hayır hiçbir zaman olmadı.'Ben çok utanırım' die düşünüyordum ama tersi oldu.
- Aslı rolüne nasıl hazırlandın?
Pelin Karahan: Bir hazırlığım olmadı.Odada kendi kendime, ' Şöyle yapmalıyım böyle yapmalıyım' demedim.Oraya gittiğinizde o anda,o karakter çıkıyor içinizden.Yönetmen anlatıyor, okuyorsun ve oynuyorsun.Doğal bir şekilde yansıtıyorum.Yönetmen beni rahat bırakıyor.Bütün oyunculara karşı böyle bende onların bir parçasıyım.
- Oyunculuk eğitimi almamış olman büyük bir kayıp değil.Çünkü bu tarz oyuncu sayısı hiç de az değil.Ayrıca nota bilmeyen solistler bile var bu ülkede.Bu konuda Pelin, kendine ne kadar güveniyor?
Pelin Karahan: Kafamda bu tarz bir iş yoktu.Reklam çekerken de yoktu.Bu dizinin başlamasıyla çok iyi şeylerin olacağına inanmaya başladım. Ama seçici olmak lazım.Ben seçici olursam bana köstek olmayacak insanlar olursa, içimde çok güzel şeyler var.
- Dizideki Aslı ÖSS ile savaş halinde... Eğitim sistemi sence düzgün mü , yoksa yapılması gerekenler var mı?
Pelin Karahan: O yaşlarda ben ilk dershaneye gittiğimde deneme sınavına girmiştim ve eve ağlayarak dönmüştüm.'Annem buraya para yatırıyor ve ben yapamayacağım' demiştim.O kadar korkunç ki üç saatte seni kısıtlıyorlar.Yaptın yaptın,yapamadın gittin.Emeklerin tamamen boşa gitti.Yılmamak lazım. Gidişat iyi değil.Bu sürecin okul düzenine yayılması lazım. 3 saatte kalmamalı.Bu bir gencin hayalleriyle oynamak demek.Biz bu düzene ayak uydurup bir şekilde pes etmeden devam etmeliyiz yoksa olan yine bizlere olacak.
- Oyunculuk konusunda ne planlıyorsun?
Pelin Karahan: Ben plansız programsız hareket ediyorum, ama bir sinema filmi teklifi geldi bile.Tabii ki oynamak istiyorum.Bundan sonra bir dizide de sinema filminde de ..Şu an değerlendirme aşamasındayım.Çok gencim çok farklı işler gelebilir, seçici olmak dikkatli olmak lazım.Acele etmeden her işi değerlendirerek devam etmem lazım. Bu dizi benim için çok önemli ama gelen teklifleri değerlendiriyorum.
- Bu bir yaz dizisi oldu...
Pelin Karahan: Aslında yaz dizisi değil.Bu yaz başında başladı ama 2008 e kadar devam etsin istiyoruz.Biz çok umutluyuz.
- Televizyonda izlediğin diziler hangileri?
Pelin Karahan: 'İkinci Baharı çok severdim.Favorimdi.'Binbir Gece' , ' Avrupa Yakası' , 'Yaprak Dökümü' nü de izliyorum.Çok farklılar.Sitcom'u da çok seviyorum, ' yaprak Dökümü' gibi dizileride.
- Oyuncu olarak kimi ya da kimleri örnek alıyorsun?
Pelin Karahan: Bu işlerde gözüm olmadığı için kafamda oluşmadı.Meltem Cumbul ,Zuhal Olcay ve Haluk Bilginer'i çok beğenirimBirçok isim var böyle.
- Bir genç kız olarak bu yaldızlı dünyaya girmek üzeresin.Bu seni ürkütüyor mu ?
Pelin Karahan: Aslında çok ürkütmüyor.Kendime ve kişiliğime çok güveniyorum.Hırslı değilim yükseklerde gözüm yok.Gittiği yere kadar iyi bir şekilde ilerletmek istiyorum.Birileri tanıyacak sadece ama onun dozunu ayarlayabileceğimi düşünüyorum.Peşimden koşturtmayı sevmem.O durumlar bana göre değil.Kişiliğimden ödün vermeden insanları kırmadan ilişkilerimi devam ettirecetğim.
- Dizide Deniz rolündeki İbrahim Kendirci'ye sırılsıklam aşıksın.Peki gerçek hayatta aşkla aran nasıldır?
Pelin Karahan: Ben severim sevgimi de belli ederim.Bir yıldır sevgilim var ve onu çok seviyorum.Sevdiğimi belli de ediyorum.Benim de lisede platonik aşklarım oldu.Karşı taraf hiç bilmedi bile.Ama büyüdükçe ilişkiler oturuyor.
- Bu durum onu rahatsız ediyor mu?
Pelin Karahan: Çok güzel bir ilişkimiz var bunun için bozulmasından korkuyor olabilir.Belki kendi içinde birtakım düşünce ve sıkıntıları olabilir ama bana çok destek oluyor.En başta o bana cesaret verdi.Onu desteği olmasa ben bu işe giremezdim.İzmir'de çekiyoruz diziyi.Birbirimizi 1 ay göremiyoruz bazen.Ama o geliyor,ben gidiyorum.Bugün katıldığım bir programa cıkmadan önce bana 'İyi şanslar seninle gurur duyuyorum' diye mesaj cekti. Çok sevdiğiniz bir erkeğin desteğini hissetmeniz çok önemli.
- Mesleği ne?
Pelin Karahan: Reklamcı.Reklam ajansı var.
- Hayallerinizde evlilik var mı?
Pelin Karahan: Var tabiki.O benden dört yaş büyük.Düzenimizi oturttuktan sonra istiyoruz
7/8/2007 · Kategori: yazilar

İki mektup
İki başkaldırış
Biri aşka, biri hayata
Ve iki ayrı mektup
İki ayrı yüreğe düşen
İki ayrı kor aynı zamanda
Oysa bir zamanlar
Masallar anlatırdık birbirimize
Ve kor yerine
Üç yeşil elma düşerdi gökten üzerimize
Biri ona, biri bana diğeri de tüm sevdiklerimize
Çocuk olmak paylaşmaktı
Çocukluk böylesine güzeldi işte
2/8/2007 · Kategori: yazilar
http://www.treemessage.com/ agaca isminizi yazın
http://www.3dtextmaker.com/cgi-bin/3dtext.pl 3d ile yazı yazın
http://www.zianet.com/talon/cam.htm avatar programı
http://www.acme.com/labelmaker/ etiket yapma
http://avatarmaker.abi-station.com/index_en.shtml Portrait Avatar Yapıcı
http://onlinewahn.de/generator/ Gazete , Para Üzerinde Resimlerinizi Yayınlayın Avatar Yapın
http://atom.smasher.org/error/ Hata Mesajlı Avatar Yapımı
http://www.jjchandler.com/tombstone/ Mezar Taşlı Avatar Yapımı
http://celestial-star.net/tools/avatar.php 60x60 Boyutlarında Avatar Yapımı
http://www.streetsigngenerator.com/ Aya Çölde Tabelaya İsminizi Yazın Avatar Yapın
http://www.glitteryourway.com/ nickinzi gif yapın
http://www.graffiticreator.net/ Grafiti Avatar Yapımı
http://www.quickblog.com/avatarmaker/ Herhangi Bir Resim Linki Verdiğinizde Resmi Avatar Boyutuna Getiriyor
http://www.glassgiant.com/neon/?l1=&l1col=red&l2=&l2 neon avatar yapımı
http://cooltext.com/ Neon,Ateşli v.s 29 Adet Yazı Biçimi
http://www.bloodyfingermail.com/message.php Kanlı Yazı
http://www.acme.com/heartmaker/ kalpli avata yapımı
http://www.foontje.nl/avatarmaker.php Çeşitli Arkaplanların Üzerine İstediğinizi Yazabiliyorsunuz
http://www.altropc.it/modules/avatarmaker/ arka pilanlı başka bi site
http://www.mydnz.com/rlink/rlink.php...w.doggytag.de/ asker künyesi avatar yapımı
http://www.neleryokki.com/program/font_3d.html 3d Yazı Hazırlama
http://www.glassgiant.com/wanted/ wanted avatar yapımı
http://www.glassgiant.com/romance/ Resminizin Aynadan Çekilmiş Hali İle Avatar Yapımı
http://www.messdudes.com/ dandik bi avatar yapım sitesi
http://www.lintukoto.net/banner/ kendi adınıza pankartlar açtırın yazılar yazdırın sizin adınızı tasıyan yazılarla eylem yapsınlar (ve bence en güzeli bu)
http://www.letterjames.com/ E-Kartlara Tabelalara İstediğinizi Yazın Avatar Olarak Kullanın
http://illustmaker.abi-station.com/index_en.shtml E-Kartlara Tabelalara İstediğinizi Yazın Avatar Olarak Kullanın
http://illustmaker.abi-station.com/index_en.shtml Portre Yapın Avatarınız Olsun
31/7/2007 · Kategori: yazilar
|
Gaffurun En Çok hit alan replikleri
- sen benim arkadaşlarımı begenmüyormüsün??
-Bi akşam bize gelsene?
-Çöpü almaya kapıya geliyorum, Çalıyorum çalıyorum açmıyorsun... Ne Ayak ?
-beni niye eklemedin?? beni beğenmiyor müsün??
-olur mu canım..yani aşk olsun..gerçekten böle düşüncelerim yoktur..bir anda aklımdan gidivermiş yoksa başka bişi değil yani...
-Ölümüne KankayiZZZZZ
-Saçlarını uzatsan süper olcak
-beni beğenmiyormusun?
-Nasılım ?!?!
-Bize niye gelmedin? Bizi beğenmiyormusn?
-beni niye çagırmadın Beni beğenmiyormusun? ? |
| |
|
31/7/2007 · Kategori: yazilar
geriiiii,, geriiii, garyyy whats going on
Eleride pis miydi temiz miydi belli deil , pis miydi temiz miydi belli deil
Nie Hep İyİ İnsanların Başına Geliy Böle Kötü Şeler ? Kural mı Bu?
Papucumun satanistiiiiiiii!
litfen ımaaaa!!!!
kimki bu. kim bu böyle senli benli konuşiyy. kimki bu beni dişlerimin arsaından konuşturiyy.. kimsizn lan sen kimsiiiinnn. kimsin ulan kimsiiinn
sirseri
hıııı ama sz bni yanlış anladınızzzama..
litfen ama bi ipucu verebilirmisin gaffurrrr
yetti be kes sesini bıktım usandım senden ztn elektirik yuklendim valla ha parçalarım seni yeti lann
dal sana hadi dal dal dal dal
lütfen ama sacit bey eüer vuracaksanız sağ meme ucuma temas etmezseniz sevinirim
caycı tanrıverdı yuksklerde ck gsl good okums egıtmlı profsr derecdekı bır adam yanı burhan altıntp tuu kaka vay anasını yaa
bır burhan altntop kolayy yetsmıykı yaa agsımda gums kaskla doduysam bnm gunahm ne
sen baa mi diklenion ha köylü cocuu
ben senin gibileri cok hisaya sohtum senimi sohamicam tirbiyisiz
kibilay bey
şiyle düşünisun girçikten beni çık iziyısınnn
bir buhran altıntop kolay yetişmiyi..bu beyin kıvrımlarının oluşabilmesi için kaç yıl geçti biliyiniz mi??ZOONNKKK!! tam 37 yıl şimdide sadece üç beyin hücresi çalışan bu köyllüüü bana kafa tutuıyııı olacak iş mi buu?
bırak kızzz ben ütilerim daha paçalı donu bile dört çizgi yapıyyıı deve
ama saciiitt beyyy bu aramızda bi şakalaşma ben ona "heyy gearry what's going on? diyirim oda bana şeyy diyi... bişey demiyi şaka burda bitiyi zaten
dev anası dev anası bastığı yeri inletiyi apartmanda zelzeye sebebiyet veriyi ayı ayı ayyuu arryoureaadyy
bu çucuğa çık üziliom ben yaa
sacit beyin aklına girip giriyosun türlü katakullilerle benim evime giriyosun ondan sonra tesadüfe bak tesadüfe bak ve tesadüfe bak beni o gece akrep sokiyiii
bu bıçaııın ne manada oliiyi kii
aaaahhhh iblis nasil da moralimi bozdun ama, ic dunyam paramparca oldu simdi
laf laf laf laf hep laf!!
bende nisantası cocuguyuum
bn gelnce ani bir manevrayla konu deişii aranızda fısır fısır konusiisnz
27/7/2007 · Kategori: yazilar
Varlığın, yokluğuna özdeş şimdi…
Yazıyorum birkaç dakika ağlamışlığın ve gözyaşının üstüne…
…
Sen bulanıklaşsan da, gözüm hep ufuktaki yalnız haberciyi gördü… Buğulanmış cama çarparken yağmur damlaları, ben çizdim bir kâlp içine iki bedeni…
Zamanın bilmem hangi köşesindeydik hatırlamıyorum. İşime gelmeyen buluşmalardan kaçmadım sen varsın diye… Çam diplerinde petunyaları kuruturken ellerimizde, sen bana SENİ SEVİYORUM derken bile bakamıyordum gözlerine. Utancımdan … alışık olmadığımdan belki … belki de o öpülesi dudaklarından ayıramam dudaklarımı diye, korkumdan.. Farkına varamadım gerçeklerin.. Gözlerine saklanmış hainliği sezseydim eğer; … eğer, denizlerden çaldığın dalganın, bir mühür gibi yüreğime leke yapacağını çözebilseydim, mayasız öperdim seni.. Özüm’süz …
…
Güzel kelimeler istiyordum senden … Ay ışıklarıyla yıkanmış, okuyunca en çirkin anlarımın anlamlaştığı, okuyunca dokunduğun gözlerimin mızmızlaştığı …
…
Kulağımın arkasına fısıldanmış güzel kelimeler biriktirmiştim ben sana oysa… terk edip gitmeseydin ansızın; duyacaktın … Ben çırpınırken bir kaşık suyun derinliğinde boğulmamak için, sen görünce beni böyle çaresiz, beni böyle çırılçıplak; tutup çıkarırsın diye uzatmıştım ellerimi..Sen, biraz yukardan ifrit dolu yüreğinle bakıp gülmüştün hâlime.Oysa ben susmanı bekliyordum.. birde ıslak bedenimi sarmanı… bir “NEYİN VAR SENİN” e öyle ihtiyaç duymuştum ki o an; anlatmak istedim, ama sen … yoktun..!
…
Yıllar geçti aradan.. ve farkında olmadan…
Adımlarım daha büyük, daha hızlı ve daha sağlam…
Yokluğunda büyüttüğüm acılarımı her gün tazelemek zoruma gitmeye başladı. Ve hasretinin bitime uğraması gerekti. Eylüldü.. hüzün mevsimiydi.. nasıl unuturdum seni? Yaprakların salına salına karıştığı toprağı öpüyordum, “Vatanım” diye değil! Sen dön diye…
…
-Köylü kız- büyüsü bozulduğunda ben öğretmen olmuştum.. Hani rüyalarımın en güzel sahnesinde seyrederken, göz yaşlarımı tutamadığım … hani en mateminde gecenin; üzerimde bir hamal gibi taşıdığım sensizlik yükünü atmak istediğimde, düşünüp de derinlere daldığım….
Hatırladın mı?
Saçlarım; senin bildiğin kadar sıradan değil artık..
Gözlerime durulmayı öğrettim..
Dudaklarıma kilit vurdum konuşmasın diye..
Yüreğimdeki seni her gece zindana attım bensizliğin acısını, sensizliğin acısını çektiğim gibi çek diye! !
…
Gitme Sevgili!
Sokak aralarında yitirdiğim aklımı geri ver bana.. yüreğim yüreğinde.. Böyle kuru bir beden ne işe yarar sensiz.. Ya dünümü ver, yada hakkımı! çok mu arzu ettiklerim?
Hayatının kısa film akropollerinde hiç mi karem yok? Senaryoda figüran olarak ölmek istemiyorum.. al beni de gözlerine…
…
Gözünle gördüğün her seksiyonda bir sahtekârlık, her parselinde acı ve göz yaşı… Güzel kelimelerinden duymak istiyordum bir ikindi çayı ertesinde.. Dudaklarından dökülmedikten sonra, adıma yazılan mektupların ne albenisi var ki?
…
Evlendim…Soğuk duvarlarında, gece lâmbasının aydınlattığı kadar görebildiğim dünyanın eşiğinde, bedenimi saran başka kolları sen zannedip doyasıya, hissedilmeyen kokunu sineye çektiğim günler aklıma geldi..
Evlendin…İkinci sayfa haber bültenlerinden öğrenmek istemezdim… Bilmek isterdim yerime koyduğun biblonu… Kim bilir hangi Can sırada bekliyordu Yanmak için… Farkında olmadan işlediğin günahın bedelini ödeyeceksin demiştim … Yüreğimi yüreğine koymuş olsaydın farkına varırdın süzülmemiş gerçeklerin… Arsız gönül kuşun konmuştu bir başka evin bir başka penceresine…Açar mıydı? …
…
Yıllar geçti aradan … farkında olmadan.
Cebimde kimsenin göremediği bir öfke saklı sevdiğim… Çıkardığımda dağ dayanmaz ki gönlün dayansın? Ben, kaybolmuşluğun sefasını sürerken, sen, bensizliğin nedametini çekiyorsun… Hissediyorum bunu…Ne ektin ki biçesin?
Beni arıyorsan;
Yokum! !
Sisle çevirdiğin bu evren, artık benim olmadığı kadar, seninde değil! !
Zaman hızla akıp gidiyor..
Yıllar sonra bugün, bakıp da halime gülmeyeceğim… Gözlerime durulmayı öğrettim…
Dudaklarım, dudaklarında güneşe selam çakmayacak artık..
Erkekçe, namusluca çekip gideceğim gözlerinin önünden;
Arkasına bile bakmadan…
…
Dur! !
Yaklaşma…
Yollarına toz olduğum sevgili! !
Dudak büktüğüm gidişine…
Yüz eskittiğim zamanla..
Ey Yüreğimi yüreğine bir kez olsun konuk edemediğim sevgili! ! !
Dokunma ellerime..
O eller ki, zamanın bir köşesinde, okul kaçışlarının heyecanıyla atan kâlpleri bir bedene dolduran; sonra Tek can ile kenetlenip kaderin vahametini inadıyla kıran eller…
…
Git..
Varlığın, yokluğuna özdeş şimdi…
Yazıyorum birkaç dakika ağlamışlığın ve gözyaşının üstüne…

« Önceki |